Güneş Enerjili Evler (Pasif Ev)

İç mimari projeler ile mekanların tasarımlarını, işlevselliklerini ve estetik açıdan değerlendirmelerini bu bölümde yapıyoruz.

Moderatör: maglor

Güneş Enerjili Evler (Pasif Ev)

Mesajgönderen aleko » 01 Şub 2009 18:06

PASİF (EDİLGEN) SİSTEMLER

2 yaklaşım söz konusudur:

1.Evin dışarıdan enerji girdisini azaltmaya yönelik tasarım yaklaşımı

2. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile evin enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarılmasını amaçlayan tasarım yaklaşımı.

1.Yaklaşım:
“Pasif Ev”: Normal bir evin kullandığı enerji miktarından %85 oranında daha az enerji kullanan, yani normalde gereken enerji miktarının %15’ini kullanarak aynı konfor koşullarında yaşam standardı sağlayan ev.
Isıl kaybın en aza indirilmesi ve ısıl kütleler aracılığı ile ısı geri kazanım sistemlerinin kullanılması ilkelerine dayanan bu sistemde evin tamamı tasarımın bir parçası olarak düşünülmekte ve detaylandırılmaktadır.

2. Yaklaşım:
Enerji verimliliği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile birleşmektedir; ancak enerji ihtiyacını sıfıra indirmek gibi bir çaba söz konusu değildir.

Etkili bir çözüm için;
—Enerji korunum teknikleri
—Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanım teknikleri
Bu iki tekniğin bir arada kullanımı gereklidir.

Bu bütüncül yaklaşım “Enerji Etkin Pasif Güneş Evi” olarak adlandırılabilir.
Enerji etkin pasif güneş evi yaklaşımında;
. Doğru yönlenerek konumlanma,
. Uygun geometri,
. Etkili konstrüksiyon seçimi,
. Bilinçli malzeme kullanımı ve
. Düşünerek oluşturulan detaylar
ile bir evi yaşayan bir organizmaymış gibi aktif bir sisteme dönüştürmek mümkündür.

Pasif güneş sistemleri ile enerji etkin konut inşa etmek yaklaşımı için genel tasarım ilkeleri:
1. Yüksek düzeyde yalıtım; bilinçli ve teknik donanımlı ısı yalıtım uygulamaları yapılması ve ısı, hava, nem köprülerinin azaltılarak enerji korunum düzeyinin artırılması,
2. Güneş enerjisinin tutulması,
3. Tutulan enerjinin depolanması,
4. Gerekli olduğunda bu enerjinin yavaş yavaş ortama geri alınması ve
5. Kontrol elemanlarının tasarımı.

Pasif güneş evi tasarımlarında başarı için; bulunduğu iklim ile binanın etkileşimi iyi bilinmelidir. Burada 3 tip iklim etkisi söz konusudur:
1. Makro iklim: Bölgenin iklim koşulları
2. Mikro iklim: Arazi ve yakın çevresindeki olası etkilerden kaynaklı değişiklikler
3. İç iklim ve insan için konfor koşulları.
Pasif Evler İçin Enerji Bilinçli Tasarım İlkeleri:

1.Binanın yönlenmesi ve konumu: Kışın üst düzeyde ısı enerjisi kazanarak sistemin verimliliğini artırmak için bina, mümkün olduğunca uzun aksı güneş güneyine dönük olacak şekilde yerleştirilmelidir ve güney cephesinin ısınma periyodu süresince (09.00–15.00 saatleri arası) gölgelenmemesine dikkat edilmelidir. Binanın güney yönüne göre ±30 derecelik açı içerisinde yerleştirilmesi, ısı kazancının %15 düşmesiyle sonuçlanacaktır ki bu ihmal edilebilir rakamdır.

2.Çok iyi yalıtım: Bina çok iyi yalıtılmalı, hava kaçak ve sızıntıları olabildiğince azaltılmalıdır. Böylece ısı gereksinimi önemli ölçüde azaltılabileceğinden, güneşsiz ve soğuk havalar ile geceleri destek için kullanılacak olan ek ısıtma sisteminin ilk yatırım ve işletme maliyetleri de oldukça azalacaktır. Uygun ve yeterli yalıtım yapmak için var olan malzemeleri teknik özellikleri ve ulaşılabilirlikleri açısından iyi değerlendirmek ve yapı dış kabuğunda en etkili olabileceği yere yerleştirmek gerekmektedir. Özellikle yüksek yalıtım standartlarına sahip geçirimsiz konstrüksiyonlarda, duvarların ve çatının içerisinde ve yüzeylerinde oluşabilecek yoğuşma ve nemin kontrol altına alınması çürüme ve küflenmeyi azaltmak açısından çok önemlidir.

3.Pencerelerin tasarımı ve yönü: Kış aylarında güneşin içeriye alınmasını sağlamak için pencereler olabildiğince güney yönüne bakacak şekilde yerleştirilmeli, binanın doğu, batı ve kuzey cephelerinde ise ya çok az pencere kullanılmalı ya da hiç pencere kullanılmamalıdır. Özellikle kuzey yönünde kullanılan pencerelerin soğuk kış rüzgârlarından az etkilenmesini sağlamak amacı ile boyutları küçük tutulmalı, pencere kasaları ile nitelikli camlar dikkatle seçilmeli ve/veya kepenkler gibi ek elemanlarla korunması sağlanmalıdır.

4.Dengeli ısı dolaşımının sağlanması: Pasif güneş evleri mümkünse güney yönünden kazanılan ısının binanın diğer bölümlerine aktarılabilmesi için açık plan şeklinde tasarlanmalıdır. Açık mekân planlama sistemi mekânlar arasında hava akışı ile ısı kazanç ve kayıplarının serbestçe dolaşımına izin verirler. Bu planlama ile bina içerisinde oluşabilecek aşırı sıcak, soğuk ve nemli ortamlarının önüne geçerek dengeli bir iç mekân iklimi yaratmak mümkündür. Bu mümkün değilse hava dolaşımını sağlayabilmek için menfezler, fanlar ve kanallı sistemler kullanılmalıdır.
5.Tampon bölgeler yaratmak: Kış aylarında ısı kayıplarını azaltmak için binada az kullanılan kiler, banyo, wc, depo vs. gibi ikincil mekânlar olabildiğince kuzey cephesine yerleştirilirken, çok kullanılan ve fazla ışık gerektiren mekânlar güney cephesinde yer almalıdır.

6.Yapı dış kabuğundaki yüzey malzemelerini düşünerek seçmek: Renk, yüzey dokusu, sağlamlık ve bakım özellikleri açısından ele alınarak güneşe, rüzgâra ve neme karşı vermiş oldukları tepki mutlaka değerlendirilmelidir.

7.Gölgeleme elemanları: Kışın güneşten en üst düzeyde yararlanma tercihi, yazın istenmeyen ölçüde ısınmaya neden olabilir. Bunu önlemek için dış veya iç yüzeylerde gölgeleme elemanları kullanılabilir. Ancak bu gölgeleme elemanları sistemin genel başarısını olumlu yönde etkileyecek şekilde boyutlandırılmalı ve tasarlanmalıdır.

8.Peyzaj: Binanın kuzey cephesine iğne yapraklı ağaçlar dikilmesi, kışın yapıyı soğuk kış rüzgârlarına karşı korurken yazında istenmeyen güneş ışınlarına karşı kısmen koruyacaktır. Yapraklarını döken ağaçlar ise yazın güneş etkilerini azaltırken, kışında yaprakları döküldüğü için istenen güneş ışınlarına engel olmayacaklarından güneyde tercih edilmelidirler.



Enerji Etkin Pasif Güneş Evi Tasarımın Temel Bileşenleri
Etkili bir pasif güneş enerjisi sistemi birbirini bütünleyen ve farklı işlevleri üstlenen 5 temel bileşenden oluşur:
1. Kolektörler (Toplaçlar):
Güneş ışınını bina içerisine geçiren büyük cam ya da plastik yüzeylerdir. Toplayıcıların yapının güney cephesinde yer almalarına ve gölgelenmemelerine dikkat edilmelidir. 3 tip doğrudan ısı kazancı toplacı vardır:
a. Güneş pencereleri (Normal pencereler)
b. Alın-tepe pencereleri
c. Çatı pencereleri
. Toplaç olarak tasarlanan camların oturduğu kasalar iç ve dış mekân arasında ısı geçişine izin vermeyecek şekilde tasarlanmalı ve genellikle az kayıtlı büyük alanlara sahip olmalıdır.

. Etkin toplaç alanı yapının bulunduğu enleme bağlı olarak iklim bölgesine göre taban alanı ile orantılı şekilde bulunmalıdır. Genellikle ısıtılacak alanın %20 ya da %40’ı oranında bir alan toplaca sahip olması önerilmektedir.

. Standart çift cam çoğu iklim tipi için uygundur. Sert iklim koşullarında sistemin başarısını artırmak için yüksek nitelikli teknolojik camlar (Low-E kaplamalı, gaz dolgulu veya plastik filmler ile oluşturulmuş cam tipleri) kullanılabilir.
2. Emici yüzeyler:
Güneş ışınlarının toplaçtan geçtikten sonra ilk olarak çarptıkları ve emilerek hızla ısıya dönüştürüldükleri koyu renkli yüzeylerdir. Güneş enerjisini çabuk ve çokça emebilmeleri için koyu renge boyanırlar ve sistem tipine göre tek başlarına ya da ısı depolama elemanlarının önünde yer alabilirler.
3. Isı Depolama Elemanı (Isıl kütle):
Yüksek özgül ağırlığı nedeniyle güneş ısısı aracılığıyla emici yüzey üzerinde üretilen ısıyı alarak depolayan ve gereken zamanda mekân içerisine geri veren her yapı elemanı veya malzemesi bir ısıl kütle olabilir. Duvarlar, döşemeler, tavanlar veya mekân içerisindeki donatılar bu amaçla tasarlanıp kullanılabilirler.

Yüksek yoğunluklu malzemelerden inşa edilen bu depolama elemanlarının tek bir yere konumlandırılmasındansa mekân içerisinde dengeli dağılımının yapılması ortamdaki ısı dengesi açısından önemlidir. Örneğin; 10cm kalınlığındaki 30m2 bir ısıl kütle 20cm kalınlığındaki 15m2 bir ısıl kütleden daha etkilidir. Ancak günümüz teknolojisinin ürünlerinden yararlanarak, daha hafif ve ince ısı depolama elemanlarının oluşturulması da olasıdır. Isıl kütlenin konumunun belirlenmesinde güneş ışığına doğrudan maruz kalması da büyük önem taşımaktadır.

4. Dağıtım elemanları ve yöntemleri:
Evin farklı mekânlarına biriktirilmiş ve depolanmış olan ısı enerjisinin dağıtılması için kullanılan yöntemlerin tamamıdır. Pasif sistem ile ısı dağıtımı için kullanılan 3 yöntem vardır: İletim, taşınım ve ışınım. Tüm koşullarda dağıtım sistemi hava akışını engellemeyecek şekilde tasarlanmalıdır. Açık plan kullanılamayan durumlarda hava akışını sağlanması için bacalardan, kanallardan ve menfezlerden yararlanılmaktadır. Bunların planlanmasında da doğrudan akışı sağlayacak konum, doğrultu ve açıklık boyutlarının olması önemlidir.

5. Kontrol Elemanları:
Yaz dönemlerinde serinletmeye ihtiyaç duyulduğunda aşırı ısı kazançlarının önüne geçmek ve sistemin bir bütün olarak başarımını artırmak için toplaç işlevi gören güney cephesindeki cam yüzeyleri gölgelendirmek zorunludur. Evin dış cephesinde düşünülen sabit ya da istenildiğinde monte edilen “çıkmalar, kafesler, yaprakları dökülen ağaçlar ya da benzeri türde bitkiler, tenteler, düşey veya yatay panjurlar, kanat duvarlar gibi elemanlar” gölgelendirme amaçlı kullanılacak araçlardır. “Storlar, perdeler, hareketli paneller” gibi iç mekânda kullanılan gölgelendirme araçları dışarıda kullanılanlar kadar etkili olmasalar da kullanımı ve işleyişi daha kolaydır. Bu hareketli gölgelendirme araçları yaz döneminde gün ışığını yalıtmak, kış döneminde de ısı kayıplarını azaltmak için tasarlanmalıdır.

Mekânlar arasında doğal yolla ısı akımını kontrollü olarak sağlamak veya engellemek amacıyla da “kapaklı menfezler” tasarlanabilir.

. Toplaç üzerine düşen güneş ışınlarının artırılması istendiğinde ise, toplaç alanının yakın çevresinde “yansıtıcı alanlar ve elemanlar” uygun bir açıyla yerleştirilir ve böylece yansıyan güneş ışınları ile toplaçlara gelen ışınım miktarı yükseltilebilir.


İşlevsel Özelliklerine Göre Pasif Güneş Sistemleri


. Pasif güneş sistemlerinin sistem tasarımında dikkat edilmesi gereken başlıca konular;
. Sistemin temelini oluşturan güneş enerjisinden maksimum düzeyde yararlanmak,
. Dış iklim koşullarının alınacak mimari önlemlerle denetimini sağlamak,
. Elde edilen enerjiyi etkin bir biçimde kullanmak ve
. İç mekânlara homojen biçimde dağıtmaktır.

Pasif güneş evi inşa etmenin birçok yolu vardır. En yaygın olarak kullanılan ve bilinen 4 temel sistem:
1. Doğrudan Kazanç Sistemleri,
2. Dolaylı Kazanç Sistemleri,
3. Yalıtılmış Kazanç Sistemleri ve
4. Ayrılmış Kazanç Sistemleri (Termosifon Sistemler).

Bunların dışında sun-tempering (depolama elemanı olmaksızın güney cepheyi camlama) ve güney cephesi haricinde evin büyük bir kısmını toprağa gömmek yöntemleri de nadiren de olsa kullanılan yöntemlerdendir.

1. Doğrudan Kazanç Sistemleri:
Öncelikle ısıtma amaçlı kullanılmak üzere tasarlandığı için ılıman ve orta şiddetli iklimlerde kullanılmak için ideal bir sistemdir.
Güneş ışığı doğrudan mekâna girer ve ısıtır.
Evin kendisi tüm yapı elemanları ile birlikte bir ısı toplacı gibi düşünülebilir.
Yapının güney cephesinde oluşturulan büyük cam yüzeylerden veya çatıdan geçen ışınımlar iç mekândaki yüzey ve gereçler tarafından yutulup depolanmaktadır (beton döşeme, tavan ve dolu duvarlar (masif kütle) gibi)
Gece saatlerinde veya mekân sıcaklığının düştüğü saatlerde gündüz depolanan güneş enerjisi taşınım yoluyla iç mekâna geri verilerek binanın soğuması engellenir.
Yazın aşırı ısınmanın önüne geçmek için ise gölgeleme elemanlarının tasarımı büyük önem taşımaktadır.

Avantajları:
Bilinen ve yaygın olarak kullanılan yapı malzemeleri ve yapım teknikleri ile kolaylıkla inşa edilebilecek sistemler olup, cephe tasarımında önemli ve sınırlayıcı bir değişiklik ve etki gerektirmez.
Enerji korunumunun yanı sıra daha fazla gün ışığı ile aydınlatma enerjisi yükünü azaltır.
Manzaranın bina iç mekânlarında daha çok algılanmasına olanak tanır.
Aktif güneş sistemleri veya daha büyük ısı depolama elemanları ile birlikte kullanıldıklarında ve yalıtım malzemelerinin etkin bir şekilde sistemde yer alıyor olmasına önem verildiğinde ısıtma, soğutma ve aydınlatma yüklerini azaltarak bu amaçla kullanılacak olan araçları en aza indirme olanağı sağlar.
Yüksek yalıtım seviyesi, nitelikli camlar ve geçirimsiz bina konstrüksiyonları oluşturulduğunda konutların konfor koşulları daha da artırılacaktır.
Hava kaçakları, soğuk dış duvar yüzeyleri ve pencereler gibi yaygın konfor şikâyetleri pasif yöntemlerin kullanılması ile önemli ölçüde azaltılabilmektedir.

Dezavantajları:

Güney cephesindeki geniş cam yüzeyler mahremiyet ve göz kamaşması sorunlarına yol açabilir.
Güneş ışığındaki ultraviyole ışınlar bazı yapı malzemelerine ve donatılara zarar verebilir, bozabilir, soldurabilir.
Önlemler:
Ancak günümüz koşullarında ultraviyole ışınların geçişini engelleyerek etkisini azaltan cam tiplerinin seçilerek kullanılması mümkündür. Doğrudan kazanç sistemlerinin başarımını artıran ve elle kumanda edilen hareketli yalıtım sistemleri, kullanım güçlükleri ya da bakım gerekleri yüzünden kullanıcılar tarafından istenmeyebilir.

2. Dolaylı Kazanç Sistemleri:

Yapılardaki yaşam hacimlerinin dışında toplanan ve depolanan güneş enerjisi; daha sonra doğal taşınım yollarıyla yaşam hacimlerine iletilir. Başka bir deyişle güneş ışınları doğrudan ısıl kazanç olarak kullanılacak olan mekânlara girmez, yüksek ısı depolama kapasiteli ara yapı elemanları tarafından emilerek sonradan kullanılmak üzere depolanır. Dolaylı ısı kazanç sistemleri için örnekler;
* Isıl çatılar,
* Isıl duvarlar ve
* Yalıtılmış kazanç sistemlerinin de bir örneği olan güneş odaları olarak tasarlanmış mekânlar, yani seralar.

a. Isıl Çatılar - Çatı Havuzu Sistemi:
Güneş ışınları, düşey toplayıcı yüzeyler üzerinde kışın 35o Güney ve 35o Kuzey enlemleri arasında hemen hemen faydasız bir konumdadır. Çünkü güneş çok yüksektedir. Bu tür durumlarda yatay toplaçlar daha yararlı bir kullanıma sahiptir. Böylesi bir sistem ilk kez California'da Harold Hay (1967) tarafından tasarlanmıştır. Söz konusu sistemde çatıya siyah plastik torbalar içerisinde su konulmuş olup, torbaların üzeri yalıtılmıştır ve açılabilir kapaklıdır. Kış aylarında gündüzleri üst kapaklar açılarak güneş ışınları suda depolanır, geceleri ise kapaklar kapatılarak sudaki enerjinin dışarı kaçması önlenerek enerji binaya aktarılır. Yazında tam tersi yapılarak bina soğutulur. Binada yapılan ölçümlerde, bu tür sistemler kullanılmayan yapılara göre %75–80 oranında enerji tasarrufu sağlandığı saptanmıştır.

b. Isıl Duvarlar:
Dolaylı ısı enerjisi depolama malzemesi olarak bir duvar kullanılırsa buna güneş duvarı veya kütlesel duvar adı verilir. Güneş duvarlarını 4 ana başlık altında incelemek mümkündür:
1.Trombe Duvarı,
2. Bidon (Su) Duvarı,
3.Metal Güneş Duvarı Sistemi ve
4. Kontrollü Çift Cam Cephe Sistemleri.

. Trombe Duvar Sistemi:
Binanın güney cephesinde cam veya saydam bir yüzey ile bundan yaklaşık 10 cm daha içeride yüksek yoğunluklu malzemeden kalın bir şekilde inşa edilen, koyu renkli (örneğin siyah, koyu kırmızı, kahverengi veya koyu yeşil) veya seçici yüzeye sahip (örneğin krom veya alüminyum folyo kaplı bakır) ısı depolayıcı duvardan oluşan bir sistemdir. Burada camdan geçen güneş ışınları söz konusu duvar tarafından emilir ve duvar içerisinde depolanır. Böylece cam ile duvar arasında kalan hava ısınır ve iç menfezler aracılığıyla diğer mekânlara dağıtılır.

Duvarın kalın olması, ısı depolamayı ve ısının gecikme ile geceleri iç mekânlara verilmesini sağlar. Duvar ile cam arasında ısınan hava yükselir ve üst menfezlerden iç mekâna girer ve sahip olduğu enerjiyi bu mekânlara aktarır. Mekân içerisindeki soğuk hava ise alt menfezlerden duvar ile cam arasına girerek ısınır ve bu çevrim duvarda enerji olduğu sürece devam eder.
Hava giriş-çıkış yerlerine ayarlı pompalar yerleştirilerek gündüzleri açık tutulup, geceleri kapatılır. Böylece geceleri soğuma önlenmiş olur. Duvarın kalınlığı, binanın konumu ve güneşin durumuna bağlı olarak, duvar ısı geçirme katsayısına göre seçilmelidir. Ayrıca duvar için kullanılan malzemenin özelliği ve duvar arkasında ilave olarak kullanılacak olan yalıtım malzemesi de bunda etkili olabilir.

Trombe duvarı yaz döneminde serinletme amaçlı olarak ta kullanılabilmektedir. Bu sistemde baca etkisi söz konusu olup, duvar ile cam arasındaki hava doğal taşınımla dışarı atılırken, yerine açılmış olan kuzey cephesindeki pencerelerden taze hava girer. Böylece oluşan doğal hava dolaşımı ile cephenin aşırı ısınmasının önüne geçilerek iç mekânların serin kalması sağlanır.

. Bidon (Su) Duvarı Sistemi:
1970 yılında Steeve Baer tarafından geliştirilen bu sistemin çalışma prensibi, kullanılan ısı depolama malzemesinin akışkan madde olması ve kullanım yöntemi dışında Trombe duvarı ile benzerlik göstermektedir. Sistemde kullanılan elemanlar geniş cam yüzey, hareketli yalıtım elemanı ve masif ısı depolama kütlesidir.
Masif ısı depolama kütlesi (metal veya camdan yapılmış tüp şeklindeki kaplar, bidonlar, beton duvarlar) su veya benzer bir akışkan ile doludur.

Gündüz cam yüzeyden geçen güneş ışınları koyu renge boyanmış bidonlar tarafından depolanmakta ve ısıl enerji bu şekilde bidonun içindeki suyu ısıtmaktadır. Bidonlarda biriken enerji ışınım ve taşınım yoluyla binanın içine iletmektedir. Su, yüksek ısı depolama kapasitesine sahip olduğu için su duvarları katı duvarlardan çok daha yüksek verimliliğe sahiptir.
Bu sistemin verimli çalışabilmesi için gece, hareketli yalıtım elemanı kapatılarak ısı kayıpları minimuma indirilmelidir.

. Metal Güneş Duvarı Sistemi:

Binanın pencere olmayan bir veya daha fazla cephesi, tüm cephe boyunca veya cephenin bir kısmında delikli, koyu renkli alüminyum ya da çelik levhalarla kaplanmaktadır. Deliklerden, metal levha ile duvar arasına giren hava, baca etkisiyle yukarıya doğru yükselerek ısınır ve hava kanallarıyla binanın diğer bölümlerine taşınır. Hava kanallarının baş kısımlarında emici fanların kullanılması hava akış hızını artırmaktadır. Dış hava sıcaklığına göre dış yüzeyde 40–50° C daha sıcak hava elde edilmektedir.
Metal yüzeyli güneş duvarı sisteminde 1 metrekare panel, yaklaşık 500 Watt'lık ısıtıcının gücüne eşdeğer ısıtma sağlamaktadır. Bu yöntem daha çok ısıtma ağırlıklıdır ve binanın karşılıklı iki cephesinde uygulanması diye bir zorunluluğu yoktur. Yaz koşullarında, dışarıdan emilen havanın bacanın üst kısmında yer alan menfezlerden dışarıya atılması yoluyla, duvarı serin tutabilmek mümkündür. Yapı olarak trombe duvar sistemine benzeyen bu duvar sistemi aynı zamanda çok basit ve ekonomik bir sistemdir.

. Kontrollü Çift Cam Cephe Sistemi:
Alt ve üst kısımlarda menfezler bulunan bir cam cephe ile daha içeride açılabilir pencereli ve jalûzili esas cephe bulunmaktadır. Otomatik kontrollü damperli menfezlerle hava içeri alınır, burada ısıtılır ve daha sonra açılan pencereden odaya verilmek suretiyle hem ısıtma hem de havalandırma yapılabilir.

3. Yalıtılmış Kazanç Sistemleri:
Isı toplama ve depolama mekânı ile binanın ana kullanım alanlarını birbirinden ayıran bu sistemin kullanım amacı; yalnız enerji tasarrufu sağlamak değil, aynı zamanda yılın büyük bir kısmında konfor koşullarının sağlandığı bir yaşama mekânı yaratmaktır. 2 farklı tipte oluşturmak mümkündür:
* Seralar
* Güneş odaları

Seralar:
Dolaylı ve dolaysız sistemlerin kombinasyonları olarak binaya eklenen seralar, bina servis alanı olarak da görev yapan bir çeşit toplaçtır. Binanın bu bölümleri hem enerji maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlar, hem de kışın yapının en konforlu yerini oluştururlar.
Kışın, gündüz saatlerinde topladığı güneş enerjisini ısıl kütle üzerindeki açıklıklardan ana yapıya aktarırken, geceleyin de ısıl kütle üzerindeki kapaklar kapatılarak ana yapıyla dış ortam arasında tampon bölge oluştururlar ve böylece ısı kayıplarını en aza indirirler.
Güneyde güneş enerjisini en yüksek seviyede toplayan pencerelerin iç kısmında ısının dışarı kaçmasını engelleyen şerit perde sistemi düzenlenir ve yukarıya da geceleri indirilen perde (kanat) yerleştirilir.

Güneş Odaları:
Doğrudan kazanç ve Trombe duvarı sistemlerinin birleştirildiği bir sera tekniği gibi olup cam yüzey ile ısı depolayıcı duvar arasında yer alan boşluğun büyütülerek güneş odası ya da kış bahçesi olarak adlandırılan bir mekâna dönüştürülmesi ilkesine dayanmaktadır.
İçinde yaşanabilen ek bir yaşama mekânı olarak tanımlanabilen, ısıtılmayan, güneye yönlendirilmiş, cam yüzeylerin yoğun kullanıldığı mekânlardır.
Sistemin avantajlarından biri mekanik tesisata gerek duymadan enerji kazanımı sağlamasıdır. Sundurma ve sera tipi güneş odaları olarak 2 türü mevcuttur. Sundurmalar, yatay opak ve yalıtılmış çatıdan, dikey-düşey saydam yüzeylerden oluşmaktadır. Sera tipi güneş odaları ise eğimli çatıdan ve bazen de eğimli cam / saydam yüzeylerden oluşmaktadır. Eğimli cam yüzeylerde, eğim açısının ≥20º olması gerekir; böylece yoğuşma suyunun damlaması engellenir ve çatı yüzeyinde biriken karın aşağı kayması sağlanmaktadır. Ayrıca bu sistemlerde yalıtım tedbirleri alınmamışsa ısı kayıpları çok olur.

4. Ayrılmış Kazanç Sistemleri:
. Doğrudan güneş ışınımı enerjisini toplayıp depolayan ısı yalıtımlı alan, yaşama mekânından bağımsız olarak konumlandırılır.
. Depolama malzemesi olarak çakıl taşları veya kaya bloklarından yararlanılmaktadır.
. Isı dağıtım akışkanı olarak su veya soğuk hava kullanılmaktadır.

Bu sistemin en önemli örneği termosifon toplaçlarıdır. Termosifon, sıcaklık farkından dolayı hava veya suyun doğal hareketine verilen isimdir. Binanın altında yer alan ısı toplayıcı saydam yüzeyden geçen güneş ışınları tarafından ısınan hava ya da akışkan doğal taşınım yoluyla ısıl depo alanında depolanır. Isınan hava kendiliğinden yükselerek binanın döşemesindeki boşluklardan içeri girer ve burada soğuyarak tekrar ısıl depo alanına döner. Termosifon sistemde hava hareketi yavaş olduğundan hava boşluklarının ve kanalların boyutlandırılması çok önemlidir.
Termosifon toplaçlarının bir diğer türü de “U-tüpü”dür. Bu sistem, Trombe duvarına benzer bir şekilde çalışır. Isı depolayıcı eleman olarak siyaha boyanmış oluklu alüminyum levha kullanılmakta olup, sıcak ve soğuk hava yüzeyin etrafında akmaktadır. Güney yönündeki duvarda döşeme seviyesinin biraz altına yerleştirilir ve duvar içine yerleştirilen toplayıcı, ısınan havayı sürekli bir dolaşım halkası gibi gün boyunca evin içine iletir. Sistemin ısı depolayıcı elemanı olmadığı için yalnızca gündüz ısıtılan binalar için kullanılması daha uygundur.
Kullanıcı avatarı
aleko
Üye
 
Mesajlar: 56
Kayıt: 21 Şub 2007 15:54

Mesajgönderen dNc » 24 Şub 2009 22:57

Teşekkürler...
dNc
Üye
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 24 Şub 2009 22:47


Dön Projeler&Mekanlar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir